| YAŞAMA BAĞLAYAN RİTİMLER Yaşar MORPINAR |
|
Yaşar Morpınar, yaşamını üst düzey bir yönetici olarak sürdürürken, 51 ülkeden topladığı birbirinden ilginç 204 müzik aletiyle hafta sonları oradan oraya koşuyor, projeler yürütüyor, zaman kavramını yıkıyor ve ‘engel’in engel olmadığını gösteriyor. Özürlüler Vakfı, psikolojik, fiziksel ve mesleki gelişimi engelleyen çevresel ve sosyal engellerin kaldırılması ve 'farklı olan'a saygıyı bir kez daha hatırlatmayı amaçlayarak bir dizi etkinlik düzenliyor. Bu etkinliklerden biri de Yaşar Morpınar'la ritim atölyesi. 2006 yılında zihinsel engelli çocukların anneleri tarafından, onların yaşama tutunmaları, üreterek yaşamla bağlarım arttırmalarını hedefleyerek 2006 yılında kurulan Tomurcuk Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'yle ortaklaşa çalışma yürüten Morpınar'la Tomurcuk'ta buluştuk. Morpınar, kooperatife destek veren gönüllülerden. Zihinsel engelli çocuklara ritim atölyesi yaparak, konserlere hazırlıyor. Tomurcuk'a gittiğimizde atölye çalışması başlamıştı. Zihinsel engellilerden oluşan ritim grubundaki çocuklar, yaşadıkları başarma sevinci ve mutlulukla devleşmişti sanki. Çaldıkları ziller renklendirirken salonu, darbukalar da yüreklere dokunuyordu. 9-8'lik ritimler bir anlamda insanın kafasına kafasına vuruyordu. "Yaşamda hiçbir şey engel ve bahane olamaz"ın sesleriydi bunlar... "Gözlerime bakın" diyerek göz teması kurmaya çalışıyordu Morpınar. Çocuklar pür dikkat. Üretmenin verdiği haklı gururla bakıyorlar" çevrelerine. Morpınar sayesinde onlarla tanıştık ve onların gözlerinden baktık dünyaya. Ve yine onlar sayesinde gördük ki yaşama sevinciyle beslenen gönüllülerin de bambaşka dünyaları var. Morpınar da onlardan biri... BİR MÜZİK TUTKUNU Yaşar Morpınar, ODTÜ Kimya Mühendisliği 78 mezunu. Son 4 yıldır da üst düzey yönetici olarak çalışıyor. Onu ilginç kılan 25 yılda 51 ülkeden topladığı ağırlıklı perküsyon olmak üzere 204 müzik aletiyle 8 yıldır çaldığı müziği sosyal projelerde kullanıyor olması. Kolleksiyonunu arabasına yükleyip, zihinsel engelli çocuklarla kurduğu 'Tomurcuk istisnalar Müstesna Perküsyon Grubu'na oradan kısıtlı sosyo-ekonomik bölgelerdeki ilköğretim okullarından çocuklarla 2010 İstanbul Kültür Başkenti etkinlikleri için hazırladıkları Kültür Karıncaları projesine ve Paşakapısı Kadın Ceza ve infaz Kurumu'nda "Paşa Gönüllü Kadınlar Ritim Grubu" ile yaptığı ritim atölyesine gönüllü olarak koşuyor. Vurmalı çalgılara tutkusunun çocukluğunun geçtiği Kasımpaşa'ya dayandığını söylüyor Morpınar. Küçüklüğünde yaşadığı bu semtteki romanların özellikle macun satarken ki klarnet, keman ve darbuka ile kitleyi etkileyen 'müzikal pazarlama teknikleri'ni icraları esnasında gözünü darbukacıdan ayıramazmış hiç. O günden bu yana da perküsyon aşkıyla yaşıyor Morpınar. Kasımpaşa yıllarında annesinin Eyüp'ten aldığı toprak darbukanın ruhuna, 70'li yılların basında Okay Temiz'i bir konserde izleyerek, kendisine hayran kalışı eklenince başlamış Morpınar'ın kolleksiyonerliği. Kolleksiyonunun annesinin hediyesinden sonra ilk enstrümanı bakırdan dövme Antep darbukası ile de 25 yıldır toplamaya devam ediyor. Sallanan, silkelenen, üflenen, titretilen, vurulan ve bunları yaptıkça da birbirinden değişik sesler çıkaran onlarca aleti var. Afrika vurmalılarından Djembe, Sabar, Tama (Talking Drum), Udu drum, Fas, Mısır, Bahreyn ve envai çeşit Türk darbukaları, iran koltukaltı, Azeri, Kolombiya, Ramazan ve Çingene davulları, isviçre Hang'ı, Avustralya - Aborjinlerin Dijiri-doo'su, Vietnam ve Kamboçya üflemelileri, İsveç Flütü, İran Santuru, Hindistan tablası, İspanyol Cajonu, Tibet zili, Kızılderili sallamalıları, Kudüm bunlardan bazıları. GÖNÜLLÜ EĞİTMENLİK 1.5 yıl önce Galata Derneği Yöneticisi Cem Tüzün'ün "Senin şu meşhur koleksiyonu derneğimize getir de insanlara müzikal bir sunuş yapalım" demesiyle bir kamyonet dolusu enstrümanı Galata Derneği'ne taşımış Morpınar. Galata söyleşisinin hemen ardından Prof. Dr. Lütfiye Eroğlu'nun koordinatörü olduğu Kültür Karıncaları'nın 2010 Istanbul Kültür Başkenti Projesi'nde yer almaşını teklif etmesiyle gönüllülük süreci başlamış. "Yaşar bey, bizim çocukları büyülemişsin, evde sürekli adın geçiyor, diğer evlerde de durum farklı değilmiş" demiş zihinsel engelli çocuklardan birinin babası. "Büyülenen onlar değil, benim aslında" diyor, "Daha önce hiçbir ilişkim olmayan zihinsel engellileri tanıyıp, onların birer sevgi yumağı, tertemiz birer sayfa olduğunu gördükçe onlara daha da çok bağlandım. Ritim ile terapi yapmak gibi. Ben enstrümanlarım ve üç kuruşluk ritim bilgimle bir çaba içindeyim. Bir konuda yeteneği, bilgisi, özelliği olan insanlar da keşke böyle bir çaba içinde olsalar. Keşke bu insanlarla haftada bir de olsa bütünleşseler. Çevremde de benim faaliyetlerime özenen, takdir eden oluyor ama bir de vakitleri olsa!.." Şimdilerde bir araba dolusu enstrümanla oradan oraya koşan Morpınar, her kullanımın ardından aletleri tek tek çıkarıp siliyor, kurulayıp bir sonraki aktivitede kullanılmak üzere kaldırıyor. "Kırılırsa ikamesi zor, hatta imkansız olan parçalar da var ama bir de kime, ne amaçlı bir yararı dokunulduğu düşünülürse, varsın kırılsın.." diyor vazgeçmeyeceğim söylediği tutkusuyla ilgili. KÜLTÜR KARINCALARI Yaşar Morpınar, zihinsel engelli çocuklara eğitim veren Tomurcuk Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde yaklaşık 5,5 aydır ara vermeden her cumartesi 2,5 saat perküsyon çalışması yapıyor. 'Tomurcuk İstisnalar Müstesna Perküsyon Grubu' adını verdikleri ekiple ilk konserlerini 16 Kasım’da Tomurcuk Gecesi'nde veren topluluk, ikinci performanslarını da 6 Aralık'ta Harbiye Askeri Müze'de Özürlüler Vakfı’nın Özürlüler Haftası açılış konserinde gerçekleştirdiler. Yine aynı grup ile 11 Şubat Dünya Ritim Günü ve 15 Haziran'da Galata Kulesi'nin meydanında Galata Şenliklerinde konser verecekler. Morpınar'ın gönüllü olarak yürüttüğü bir diğer proje de Kültür Bilincim Geliştirme Vakfi'nın Kültür Karıncaları projesi. Kısıtlı sosyo ekonomik bölgelerdeki ilköğretim okullarında, 2010 yılına kadar 2010 öğrenciye ulaşarak İstanbul'un 'Avrupa Kültür Başkenti' olmasının 4 öğesi olarak seçilen hava, su, toprak ve ateş temalarından su temasını ritimlerle hayata geçirecekler, içinden deniz geçen şehir İstanbul'da suyun öneminin ritimsel boyutunu, konuyu çağrıştıran ve akılda kalıcı hale getiren çeşitli enstrümanları tüm katılımcı öğrencilerle birlikte kullanacaklar. Yaklaşık 1 yıl önce başlanan bu proje için her Cumartesi ve Pazar çalışmalar sürüyor. Yakında da yetenekli öğrencilerle toplu bir ritim konseri vermeyi planladıklarım söylüyor Morpınar. Ayrıca Paşakapısı Kadın Ceza ve infaz Kurumu Müdürü Güngör Altın ve uzman psikolog Yücel Sözer işbirliğiyle cezaevinin sosyal aktiviteleri kapsamında ritim atölyesi yapan Morpınar, "Paşa Gönüllü Kadınlar Ritim Grubu"nu kuracaklarım söylüyor. Morpınar, bugün saat 16.00'da Galata Derneği'nde bu üç projede yer alanlarla bir de söyleşi gerçekleştirecek. Tüm bunların yanı sıra Sivil Toplum Kuruluşları'ndan gelen müzikli sohbet ve konser davetlerine itirazsız katılan Morpınar'ın gelecek planları arasında, Beyoğlu 75-Yıl Çocuk ve Gençlik Vakfi'ndaki sokak çocukları ve Mor Çatı Kadın Sığınma Evi için projeler de yer alıyor. (Cumhuriyet, 08 Aralık 2007) |
Tülay ÇELLEK |