| UNVAN GÜCÜ_BİLGİ GÜCÜ Sema ADALI |
|
... Alt ve üst kadrolar birbirine karşı direnç göstererek unvanın vermiş olduğu "güç" ile "Ben senin amirinin, benim dediğimi yapmak" zorundasın sözleri bireysel çatışmalara dönüşmektedir. Dilin yanlış kullanımı ve yaşanan iletişim problemi "unvanların güç savaşı" ile çözülmeye çalışılır. Dolayısıyla unvan gücünün BİREYİN KİŞİLİĞİ ile örtüşmesi son derece önemlidir. Çünkü bireylere müdür, şef gibi yöneticilik "unvanları" verilirken aynı zamanda "unvanların hegemonik gücü" de kendiliğinden verilmiş oluyor. Mevcut unvanlar, güç simgesi olarak algılanıyor ve unvan eşittir güç oluyor. O yüzden bir kişiye bir unvan verilirken, biraz düşünülmeli. Bu unvanın gücü Hitler gibi ya bir milleti yok edebilir ya da Atatürk'ün gibi bir ülkeyi yoktan var edebilir. Şirkteki bir yönetici de, kendisine verilen unvanın gücü ile ya şirket içindeki verimliliği artırabilir ya da azaltabilir. Unvanlar, bir konuda yetki sahibi olabilme gücünü yanında getirse de bir işin yapılabilmesi için "iletişim gücü" ve "bilgi gücü" "unvan gücü"nün önüne geçmemelidir. Çünkü yönetici seviyesindeki kişiler o işin yapılma talebinde bulunurken kendi "iletişim güçleri" sayesinde çalışanların "bilgi gücü"nden faydalanarak o talebin yerine getirmesini sağlayabilirler. Bir yöneticinin kendi unvanının gücünü kontrollü yönetip yönetmemesi çok önemlidir. ... "bilgi gücü" kazandırırken iletişim problemi nedeniyle "unvanın gücünü" kullanma tercihi, milyarlarca yatırım yapılan çalışanı bir anda kaybetme riski ile karşı karşıya getirmektedir. Bu gerçekten çok acı bir durum, iletişlim sorunlarını "unvanın gücü" ile bastırmaya çalışarak kuruma vermiş olduğunuz maddi_manevi zarara biri dur demeli. Ama kimse size taraf olmuyor, sorun hep bir üst güç olan diğer "unvan gücü"ne sahip en üst yetkiliye kadar çıkıyor. O da kendi gücünü kullanarak "iletişim gücü"nün gücüne inanmadan, sorunun özüne inmeden, kısadan hisse ile "Sen çalışansın, amirine itaat etmek zorundasın" sözleri ile insana yapılan trilyonluk yatırımları sokağa atmayı göze alıyor. Bu senaryo her ne kadar ürkütücü olsa da maalesef gerçek. O yüzden şirketlerdeki_kurumlardaki güç dengeleri olan "bilgi gücü", "iletişim gücü" ve "unvan gücü" tekrar gözden geçirmelidir. GÜÇ DENGESİ DENGELENMELİ Bugün şirketlere para kazandıran "iletişimin gücü" ve "bilginin gücü"dür. İletişimin Gücü, alınan iletişim eğitimlerinde değil, iletişimin özü olan dilin cümle yapısını doğru kullanmakta yatmaktadır. Bilginin Gücü ise elde edilen bilgiyi işin doğru yapılması için verilen mücadelededir. "İletişim Gücü"nü ve "Bilginin Gücü"nü nerede konumlandırırsanız, rekabet edebilirlik gücü kendisini orada geliştirecektir. İletişim ve bilgi gücü yüksek insan kaynağını şirketlerde tutabilmelinin gücü "unvan savaş"larının önüne geçebilmektir. KENDİ DİLİ'ni doğru kullanmaktan uzaklaşarak iletişim problemi yaşamaya başlayan ve bilgi gücünü kendisinde bulunduran İNSAN KAYNAĞI'nı kolayca harcamayı göze alan "UNVAN GÜCÜ" bir şirketin şirket kültürüne dönüşmeye başladığı an şirket kendi varlığını yok etmeye mahkum kalır. Sema ADALI, İnsan Kaynakları Danışmanı __________ Ölçme ve değerlendirmenin yapılamadığı kurumlarda BİLGİNİN GÜCÜ karşısında, yönetim gücü ve ünvan gücü vardır. Bu kurumlarda bilginin gücü yitirilir..... Değer üretmek değil bireysel kazanımlar ön alandadır... Bu düşüncenin daha üst boyutu şunu der: "Bende daha çok silah var seni ezerim, bende daha çok para var, seni sömürürüm" Binlerce yıldır sağduyuyu, akıl yolunu bir türlü bulamayan insanlık, kendi eliyle kendi mezarını kazmakta!.. . 21. yüzyıl gerçek bir cehenneme dönecek gibi görünüyor... Anday'ın dediği doğru! 'gerçek insan' daha gelmedi, 'Biz insanın ceddiyiz: Gelecek mutlu insanın'... KAYNAK: "ders BELGELİĞİ kapsama alanı" grubu http://groups.google.com.tr/group/kapsamaalani |
Tülay ÇELLEK |